Bazen ‘yapmak’ gerekir, bazen de ‘durmak’. Ne zaman ‘yap’malıyım, ne zaman ‘dur’malıyım, bi bilsem.

Çok istediğiniz birşey varsa önce harekete geçmeniz ve yapmanız gerekenleri yapmanız gerekir. Ancak öyle anlar vardır ki durmak gerekir ve o an durmak aslında o an için harekete geçmektir.

Durmak da bir hareket, çok önemli bir eylemdir aslında.

Örneğin, çok istediğiniz birşey için elinizden gelen herşeyi yapmışsanız, artık durma anı gelmiştir ve oradaki hareketin adı sabırdır.

Örneğin, bir olayda karşınızdaki kişi size hakaret ediyor ve sizi kıştırtıyorsa, o an durma hareketi anıdır ve adı da egona teslim olmamaktır.

Örneğin, karşınızdaki kişiden doğum gününüzde hediye beklemişseniz ve o almamışsa, ertesi gün durma günüdür ve adı da beklentileri kendine döndürmedir.

Örneğin, sınavda istediğiniz notu alamadıysanız, yine durma anıdır ve adı da başkalarını suçlamamadır.

Bunlar gibi binlerce durup bekleme örneği verilebilir. Peki neden gereklidir bu ‘durma’ hareketi? Durmak gereklidir ki kişi şöyle bir arkasına yaslanıp kendi içine bakabilsin. Baksın ki kendisiyle yüzleşebilsin. Yüzleşsin ki orada kendisiyle ilgili birşey görüp farketsin. Farketsin ki farkındalığı artsın, kendi içinde ilerlesin.

Sınavda istediğiniz notu alamadığınız için hocayı suçlamak yerine belki de durup kendi içinize bakarsanız, orada başarısızlık veya yetersizlik duygunuzla karşılaşabilirsiniz. Oysa hocaya kızarak kendisiyle yüzleşemez insan. Durursa kendisini görmeyi başlatır.

İşte bu nedenle durmak da bir eylemdir ve hatta en önemli eylemdir.

Durmak belki de en zor eylemdir çünkü kendi kendinizle yüzleşmeyi, durup kendinizi duymayı başlatır. Durup derin nefes alarak kendinizle buluşmayı başlatır ve genişlemenin de anahtarıdır. Bu nedenle durmak kendiniz için yapacağınız en güzel harekettir.

Şermin Yılmaz

15 Nisan 2013