Güçlü insanlar güçlü olurlar, zorlukların üstesinden kolayca gelirler. Güçlü insanlar da zorluklar yaşar ancak onların tüm zorlukları aşabilecek bilgi, yetenek ve becerileri vardır. Zaten bu nedenle güçlü insanlardır. Güçlü insanlar ağlamaz, düşmez, yıkılmaz. Adı üstünde güçlü olur. Zorluklarla karşılaşır ancak mücadele eder ve mutlaka o zorluğun üstesinden gelir.

Ama kimse bilmez ki güçlü insanlar da yalnız kalınca ağlar, isyan eder, kaçıp gitmek ister, yaşadıklarının altında ezildiğini hisseder. Neden bunları sadece yalnızken yaşar? Çünkü güçlü insan güçlü olmak ve güçlü durmak zorundadır. İnsan bir kere güçlü insan olarak kabul edilirse artık hep güçlü görünmek zorundadır çünkü artık hem kendisi için hem de herkes için neredeyse bir kahramandır. Kahramanlar ise hep güçlüdür, hep yener ve hep kazanır. Siz hiç ağlayan ya da yapamayan kahraman gördünüz mü? İşte bu nedenle güçlü damgası vurulmuş kişiler zamanla bu güçlülüğün altında ezilmeye başlarlar. Çünkü güçlü olsa da aslında sadece bir insandır ve her insan hem kahramandır, hem de değildir; hem güçlüdür, hem değildir; hem yener, hem yenilir, hem ağlar hem güler. Yani bir insan bunların hepsidir.

İşte bu nedenle bir insan güçlü olduğu için güçlü değildir. Yarı kahraman olduğu için de güçlü değildir. Zorluklarla mücadele ettiği için ya da hep başardığı için de güçlü değildir. Bir insan ne zaman güçlü olur bilir misiniz? Bir insan güçlü olmayan her yönü ile kucaklaştığı, barıştığı ve güçlü olmayan yanlarını a ortaya çıkardığı zaman gerçekten güçlüdür. Gerçek güçlü insan, güçsüz yanlarıyla yüzleşebilen, güçsüz yanlarını da sevebilen ve güçsüz yanları da olduğunu kabul edip kendisini güçlü ve güçsüz yanlarıyla kabul edip sevebilen kişidir.

İşte bu nedenle gerçekten güçlü olmak istiyorsanız, güçlü olmayan yönlerinizi açığa çıkarın. Güçlü olmayan yönleri saklamak ya da yok saymak sizi güçlü yapmaz. Her yönünüzü ortaya çıkarın, yüzleşin ve hepsini kabul edin sevin. Güçlü olamayan yönlerinizle barışın ki onları değiştirmeye başlayabilin. Değişimin altın kuralı, güçlü olmayan yönleri saklamak ve yok saymak değil, asıl onlarla yüzleşip kabul ettikten ve onlarla barıştıktan sonra onları değiştirmek istemektir. Sakladığınız ya da yok saydığınız bir şeyi nasıl değiştirebilirsiniz ki. İşte bu nedenle gerçekten güçlü olan insan, güçsüz yanları ortada olan ve onların da kendisinin bir parçası olduğunu kabul edebilen, kendisinin her yönüyle barışık kişidir. Zaten bu kabul güçlü olma duygusunu da ortadan kaldırır ve geriye en değerli haliyle kişinin kendisi kalır. Güçlü ve güçlü olamayan yanlarıyla barışan kişi, artık güçlülüğün ardında kalmaz ve tam anlamıyla kendisi olabilir. Artık önde olan güçlü yanları değil sadece olduğu gibi kendisidir.

En güçlü insan, kendisiyle yüzleşebilen ve kendisini her haliyle seven insandır.

E o halde en güçlü kim?