Kendimizi bir konuda motive hissettiğimiz zaman ortaya harikalar çıkarabilecek güce sahibiz. Yeterki motive olalım, yapamayacağımız şey, üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk, aşamayacağımız engel olamaz. Mucizeler yaratmamızı sağlayan ve istediğimizde bizi bir Superman’e dönüştüren motivasyon nedir ve kaynağı nedir?

Bizi neler motive eder? Bazen önemsediğimiz insanlardan gelen bir övgü, bazen para, bazen bir hedefimize ulaşmak, bazen en iyi olma duygusu, bazen merakımızı giderme arzusu, bazen öfkemiz, bazen huzurla içtiğimiz bir fincan kahve, bazen güvende olduğumuzu hissetmek, bazen biraz endişeli olmak, bazen terfi almak, bazen dış görünüşümdeki ufak bir değişiklik, bazen cezadan korkmak, bazen keyifli bir ortamda olmak gibi pek çok etken bizleri motive edebilir.

Motivasyon kaynağımız bazen olumlu bazen olumsuz faktörlerdir. Bana göre olumlu görünen pek çok şey ise temelinde olumsuz bir faktör barındırabilir. Örneğin, sevilmek gibi olumlu görünen bir kaynağın temelinde sevilmeme, dışlanma, yalnızlık, güvensizlik gibi aslında negatif bir neden yatabilir.

Yine de hepsinden daha önemli olan ise ister olumlu ister olumsuz olsun, bizi motive edenin içsel ya da dışsal bir faktör olmasıdır. Örneğin takdir edilme dışsal bir motivasyon kaynağıdır. Yaptığımız işin sonuçları için diğerlerinden takdir bekleriz. Ancak burada önemli olan o takdiri alırsak motive olacağımız, o takdiri alamazsak da motivasyonumuzu kaybedeceğimizdir.

Hepimiz hem iç hem de dış faktörlerle motive oluruz. Hiç kimse ‘Benim için sadece iç faktörler yeterli.’ diyemez sanırım. Ancak yine de motivasyonumuzun daim olmasını sağlamak ve bunun için dışarıya bağımlılığımızı azaltabilmek için mümkün olduğunca içsel motivasyon kaynaklarına kendimizi yönlendirmemiz gerekir. Bu ne anlama gelir? Örneğin, takdir edilerek motive olmak yerine kendimizi takdir etmeyi başlatmak anlamına gelir. Ancak kendimizi takdir etmekle yetinmek için kendimize inanma ve kendimize güvenme gibi duygularımızı geliştirmemiz gerekirki, karar ve sonuçlarımızdan şüphe duymayalım. Çünkü sadece kendinden şüphe duymayan bir kimse kendisini takdir etmekle yetinebilir. Bunun testi ise çok basittir: Örneğin hazırladığınız bir projeyi teslim etmeden önce başkaları ile paylaşarak onların onaylamasına ve güzel olmuş demesine ihtiyaç duyuyor musunuz? Elbette diğerlerinin fikirlerini almak güzeldir ve gereklidir ancak son karar sizin olmalıdır. Bu elbette her zaman hatasız olacaksınız demek değildir. Ancak hata yapsam da benim hatam, doğru olsa da benim doğrumdur diyebiliyor musunuz? Yoksa hatalı olduğunda kendinizi suçluyor musunuz?

Motivasyonumuzun yüksek olması elbette güzeldir ancak daha güzeli içsel motivasyon ihtiyacımızın dışsal motivasyon ihtiyacımızdan yüksek olmasıdır. Motive olmak için dışsal faktörlere ihtiyaç duymayı, içsel faktörlerle motive olmaya dönüştürebildikçe, hayat içinde daha emin ve bize ait adımlar atabilir hale geliriz.