Canınız istiyorsa boş boş oturun. Sizi mutlu ediyorsa avare avare dolaşın. Zamanı boşa harcamak boş boş oturmak ya da avare avare dolaşmakla olmaz. Bu şekilde geçirilen zaman boş değil, aslında kendiniz için geçirdiğiniz zamandır.

Peki ya saatlerce birilerini çekiştirerek geçirdiğiniz zamanlar. Konuşmayın da demiyorum. Birilerini çekiştirin. Hatta doya doya dedikodu da yapın. İşinizle ilgili söylendiğiniz dakikaları toplasanız belki de saatler olur. Yok yok işinizle ilgili hoşnut olmadıklarınızı anlatmayın da demiyorum. İşinizi de çekistirin, bol bol anlatın. Yapın yapın, bolca dedikodu yapın, doya doya çekiştirin, saatlerce işinizden, işinizdekilerden, canınızı sıkanlardan, yolunuza taş koyanlardan bahsedin. Bunu doya doya yapın. Bunların hiçbirisi zaman kaybı değil.

Bunları yapın ama bir dakika durup tüm olup bitene dışarıdan  bir bakın şimdi. Bakın ve görün zaman kaybını.

Dedikodu yapmaya devam edin ama lütfen söyler misiniz saatlerce dedikodusunu yaptığınız kişi ya da kişiler neden hayatınızda?… Bir bakın etrafınıza, gerçekten etrafınızda olmasını istedikleriniz mi var yanınızda? Yoksa neden yanınızda olduğunu bilmediğiniz ve bir şekilde değiştiririm umuduyla yan yana durduğunuz, ya da katlanmaya alıştığınız kişiler mi var?

Hayatınızdaki kişilerin kaçı söylenerek dibe gitmenize neden olan insanlar?

Peki ya hayatınızdaki kişilerin kaçı, yanında hakkında söylenmeden durabildiğiniz insanlar?

Peki kaçı size yeni ufuklar açıyor? Kaçı sizin hayat içinde genişlemenizi sağlıyor? Kaçı size yeni adımlar, yeni yollar gösteriyor?

Ve elbette siz hayatınızdaki kaç kişiye bir dokunuşta bulunuyorsunuz? Ya da kaçını dırdırlarınızla zehirliyorsunuz?

Zaman kaybı dedikodu yapmak değil, dedikodusunu yaptığınız kişileri ve olayları hayatınızda tutmaktır.

Düşünün, bu kişileri ya da olayları neden hayatınızda tutup zaman kaybediyorsunuz?

Aynı şekilde siz de kimileri için zaman kazandıran, kimileri için ise zaman kaybettirensiniz. Yanınızdakine de zaman kaybettirmeyin, o kişilere bir iyilik yapın ve onların hayatında kalmayın. Ona birşey katıyorsanız, onun genişlemesini sağlıyorsanız, o kişi için doğru kişisinizdir.

Söylendiğiniz her an bir girdaptasınız. Ve o girdabın içinde söylenerek iyice dibe gidiyorsunuz.  İşte zaman kaybı bu.

Zaman kaybı girdapta olmanıza neden olan kişi ve olayları bile bile hayatınızda tutmaktır.

Oysa bataklıktan çıkıp sadece genişlemeyi, kendiniz olmayı ve yeni ufuklar keşfetmeyi, ilerlemeyi de seçebilirsiniz.

Bu nedenle ne yaptığınız değil neden yaptığınız önemlidir. Dedikodu yapmaya, bütün gün söylenmeye, dır dır etmeye devam edin. Zaman kaybı, söylendiğiniz zamanların toplamı değil, hakkında konuştuğunuz her ne ise onu hayatınızda tutmanız ve onu hayatınızda tutmak için söylene söylene çaba göstermeniz ve hatta katlanmanızdır. Bu hem zaman kaybı, hem emek kaybı, hem çaba kaybı, hem umut kaybı, hem de geleceğinizi kaybetmenizdir. O her ne ise onu tutmayın, onun için çabalamayın. Onun yerine kendinizi koyun, kendinizi tutun ve kendiniz için çabalayın.

Ya işiniz? Mutlu değilseniz ve her an, herkese sürekli işinizle ilgili söyleniyorsanız neden o iştesiniz? Neden kendiniz için iyi birşey yapıp mutlu olacağınız bir işe geçip zaman kazanmıyorsunuz? Neden hem size birşeyler katan hem de sizin birşeyler kattığınız bir iş yapmıyorsunuz?

Zaman kaybettiğiniz ana değil, zaman kaybettireni neden hayatınızda tuttuğunuza bakın. Yoksa onları bırakamıyor musunuz? İşte o zaman neden bırakamadığınızı keşfedin. Belki sevgisiz kalmamak için bırakamıyorsunuz, ya da yalnız kalmamak için, ya da suçlanmamak, pişman olmamak için, vs. Ve bu duygular nedeniyle bırakamadığınız için çok haklısınız. Bu nedenle bu kişi ya da durumların hiçbirini bırakmayın, dedikodusunu yapmaya, söylenmeye vs devam edin. Ancak tüm bunları kendi içinizde keşfetmek için kendinizle ilgilenin ve bırakamadıklarınızın, yani bağımlılıklarınızın altındaki gerçek bırakamama nedenlerini bulun.

Bunu, hayatınızdan herşeyi ve herkesi çıkarmak için değil, yaşam kalitenizi artırmak ve mutlu bir hayat yaşamak için yapın. Hayatınızda sizi memnun eden ve size birşeyler katan kişiler ve olaylar olduğu sürece zaten söylenmezsiniz ve girdapta savrulmaz, dibe gitmezsiniz. Mutlu ve huzurlu, vaktinizin çok olduğu ve keyifli geçtiği bir yaşam sürersiniz.

Aman sakın herşeyi bırakıp dağlara falan çıkmayın. Sakin bir sahil kasabasında yaşama hayali kurmayın. Tek başınıza oralara gitseniz bile, ektiğiniz domatesleri yiyen böceklerle kavga eder, onlar hakkında söylenirsiniz.

Önce kendiniz için iyi şeyler yapmayı öğrenin. Nerede ve kiminle olursanız olun, sizin hayat kalitenizi kendiniz için iyi şeyler yapmak artırır.

Birisine mi kızdınız? Tamam söylenin. Ama çok uzatmayın. Bırakın, siz de rahatlayın, o da rahatlasın. Sonra sorun kendinize ben ona neden kızdım? Hangi duygu düğmeme bastı da kızdım, öfkelendim. Bırakın ve böylece girdapta dibe gitmektense, kenarda oturup kendinizi keşfedin.

Zamanınızı boşa harcamayın, kendinize harcayın çünkü siz çok değerlisiniz.

17 Aralık 2012